Yürek Yangınları Anasayfa

Sakın Ha!

Pazar, 8 Temmuz 2007

Sakın kıyaslama kendini başkalarıyla!..

“Ama ben..” “Ama benim…şu kadar..” Sakın sakın deme!

Şeytan da böyle demedi mi? “Ben!” dedi..”Üstünüm ondan!” dedi, kıyasladı kendini, gururlandı…Ve koğulmuşlardan oldu!

Sen de, eğer böyle dersen; Hidayeti için dua ettiklerin varsa mesela, asla kabul olmaz duaların!..İstersen gece-gündüz namazda, oruçta, ibadette ol, “Ben!” dediğin, Başkaları hakkında hüküm verdiğin, kıyas yaptığın, O’nun makamına göz diktiğin müddetçe HİÇsin!

Çünkü O, “Ben” diyene değil, “Sen” diyene, rahmet nazarıyla bakıyor..

O, önünde iki büklüm gözyaşlarıyla durana kapılarını açıyor..

Aşağıla nefsini!
Bil ki Sen alçaldıkça yükseltirler seni..

Karı-koca ilişkilerinde olsun, tüm diğer beşeri ilişkilerde olsun, sakın kibirlenme!..Gururlanma!.. Kendini üstün görme kimseden!..

Bil ki şeytan sana bu yolla yanaşır ve mağlub eder seni..
Perde olur, O’nunla arandaki rabıtaya..
Vuslatına eremezsin! Daim gurbetlerde kalırsın..
..devamını oku

Kutlu Doğum Mesajı

Salı, 27 Mart 2007

Esselâtu vesselâmu aleyke Ya Resûllallah!..
Esselâtu vesselâmu aleyke Ya Habîballah!
Esselâtu vesselâmu aleyke
Ya Seyyidel Evvelîne vel Âhîrîn!..
O’NA UYUNUZ..
O’NU ÖRNEK ALINIZ Kİ O,
SİZDE HERGÜN YENİDEN DOĞSUN…
YÜREĞİNİZİ VERİN Kİ O’NA,
YARIN ORADA SİZİNLE OLSUN..

Bu duyguyla: DOĞUM GÜNÜMÜZ
Yani: DİRİLİŞİMİZ KUTLU OLSUN..
Esselâtu vesselâmu aleyke Ya Resûllallah!..
Esselâtu vesselâmu aleyke Ya Habîballah!
Esselâtu vesselâmu aleyke
Ya Seyyidel Evvelîne vel Âhîrîn!..

O EN İYİ ASKERDİ..
O EN İYİ KUMANDANDI..
O EN İYİ LİDERDİ..
O EN İYİ DOKTORDU..
O EN İYİ PSİKOLOGTU..
O EN İYİ SOSYOLOGTU..
O EN İYİ ÖĞRETMENDİ..
O EN İYİ TÜCCARDI..
O EN İYİ…………

O EN İYİ ARKADAŞTI..
O EN İYİ SEVGİLİYDİ..
O EN İYİ DOSTTU..
O EN İYİ EŞTİ..
O EN İYİ BABAYDI..
O EN İYİ………..

O EN VEFALIYDI..
O EN TAKVALIYDI..
O EN MÜTEVAZİYDİ..
O EN DOĞRUYDU..
O EN ADALETLİYDİ..
O EN MASUMDU.. ..devamını oku

ÇANAKKALE GEÇİLDİ!

Pazar, 18 Mart 2007

Neden siperler kazdılar? Neden canlarını verdiler?

İnsanımız ahlaksız yayınları seyrederek TÜRK örf ve adetlerinden uzaklaşsın ar, namus ayaklar altına alınsın diye mi?

Küçücük çocuklarımızı ahlaksız televizyon programlarını seyredip onları örnek alsınlar diye mi?

Mehmetçik günlerce aç ve susuz bir şekilde Çanakkalemizi ne için savundu?

Minik yavrularımız televizyonda görüp özendikleri uyuşturucuya bağımlı olsunlar diye mi?

Perişan olmuş bir vaziyette vatan için mücadele eden Mehmetçik ne için şehit oldu?

Mezara bile konmayacaklarını bildikleri halde o kadar insanımız ne için canını verdi?
..devamını oku

ZOR ZAMANDA SEVDALANMAK

Pazartesi, 26 Şubat 2007

ZOR ZAMANDA SEVDALANMAK

“İslam garip başladı, garip haline geri dönecektir..
Öyle bir zaman gelecek ki İslam’ı yaşamak,
imanı muhafaza edebilmek, avuçta kor tutmaya eşdeğer olacaktır..
Onu yaşayanlar, asırlarında gariplerdir..
O Hakk erlerine, O gariplere müjdeler olsun!..”

Kolay değil şu câzibedar fitne asrında,
Nefse geniş, gönüllere dar şu zamanda sevdalanmak..
Yani; O’nun boyasına boyanmak.. Aşk eri olmak..
BİN güzelden yüz çevirip,
BİR güzele, EN GÜZEL’ e yâr olmak..
Hiç kolay değil..

Ve: Kurak topraklarda gül yetiştirmeye talip olmak..
Çöllerde vâhaların, bin çiçekli bahçelerin heveslisi olmak..
Ve:
Kanınla suladığın, ihtimamla yetiştirdiğin çiçeklerin hoyratça tarumâr edilişine sessiz kalmak, kalabilmek..
Ve:
Zulme şahidler olmak..
Zor.. Çok zor..

Yüreğinin bin kez “hayır!” dediği önünde saygıya durmak ve bin kez “evet” lediğine tam yâr olamamak…

Benliğini alıp ta ayaklar altına, kanın çekilircesine, sanki ölürcesine –Ve aslında dirilircesine- “LA!” diye haykırmak..Hiç kolay değil..

Ve yılmamak..
Yeniden.. Yeniden ebed bahçelerine talip olmak..
Yeniden tohum saçmak..
“Her dem yeniden doğarız// Canlar ölesi değil..”
Şevkle her başa dönüşü, hedefe bir yaklaşma bilmek..
Çok zor..
..devamını oku

Cünüblük Hali: Nefse yakin, O’ndan uzak HER AN

Pazartesi, 26 Şubat 2007

Cunubluk Hali: Nefse yakin, O’ndan uzak HER AN
Halk arasinda bir soz var, derler ki:
“Cunub gezenin bastigi yerde ot bitmez!”
Biraz abartili gelebilir bu deyis, ama sakindirmak adina –ki bu konuda hadislerin de oldugu dusunulurse- guzeldir..

Mes’elenin daha derinine inersek:

Cunub olan kimse, ser’an gusletmeye: sartlarina uygun sekilde yikanip temizlenmeye mecburdur. Bu haliyle hicbir ibadet yapamaz! Su bulamadigi zamansa teyemmum eder..

Meninin necis olmadigini ve dahi su veya toprakla yapilacak guslun, fiziki temizlenme adina ayni sonucu vermedigi dusunulurse, gercek manada cunupluk guslunun:

Zahiri bir temizlikten ote batini-manevi bir temizlik oldugu anlasilir.

Zaten kelime anlami itibariyle CUNUB: irak, uzak demektir!

Kisinin, UZAK OLDUGUNA YAKINLASMASI icin gusletmesi yani maddeten ve manen temizlenmesi UZAKLARI YAKIN KILMASI gerek..

Bu manada gusul, bir biat dilekcesidir!
Huzura yeniden kabulu icin bir arzuhaldir!

Cunubluk Allah’tan gayriya muteveccih olma,
O’nu unutma,
O’na uzak olma hali…
Cunku o an kisi, bir an dahi olsa Allah’i unutur!
..devamını oku

Sevgililer Günü Münasebetiyle..

Çarşamba, 7 Şubat 2007

EBEDÎ SEVGİLİ

Hadi bugün O’na (CC) sevgini göster!
Bugün sevgililer günü ya…
O’nun için bir şey yap!
O’na (cc) kendini beğendir bugün!
“Seviyorum” diyorsun ya…
Hadi göster sevgini!
O (CC) neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE
Sev O’nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni…
Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin…
Hadi bugün O’na göster sevgini!
Sevgililer günü ya bugün..

Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır,
“Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne..”
Bugün, ulaşabildiğin herkese O’nu (CC) anlat!
O’nu ve O’nun en sevdiğini(SAV)…
Telefonla,yüzyüze,kavlen ve fiilen O’nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O’nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini…
Sevgililer günü ya bugün..

Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O’nu düşün!
O’nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O’nu..
Meselâ;

Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle,
Bir başörtüsü al kendine!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!

Meselâ; “Kur’anı mutlaka öğreneceğim” de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!

Meselâ; bugün sevgilini en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!

Meselâ;
İşyerine giderken bir tatlı götür bugün,
Ya da, elindeki tatlıyla çal komşunun kapısını,
Yüreğini bölüş, O’nu (CC) anlat bu vesileyle..

Bugün O’nun için birşey yap!
Ama yalnız O’nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün,karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın…

Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın…
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, habibullah için yaptın bugüne kadar?..

Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O’nun sevmediği herşeye “elveda” de!
Gözyaşların armağan olsun O’na..
Gözyaşların ve zaten O’nun olan yüreğin..
Bugün ve hergün!

monaroza -14 Şubat 2001

Ebedi Sevgili’yi Asım Yıldırım’ın sesinden dinlemek için tıklayın

Sen ne yaptın ki O en Sevgili teşrif etti evine?

Perşembe, 25 Ocak 2007

Bu sabah bir arkadaşım aradı ve sabah yakaza aleminde -uyurla uyanıklık arası-Efendimiz aleyhisselam’ı gördüğünü söyledi.. MaşaAllah tebarekAllah..

Evine gelmiş ve O’na hediye bardak getirmiş, salonundaki bir sandalyede otururken görmüş, beyaz tob -Arapların giydiği beyaz elbise- giymiş, profilden görebildim diyor..

Kalktığında bir hoş olmuş tabii, anlattığında ağlamaklıydı canım benim

Dedi bana, rüyamı tabir et..

Dedim ki, bu rüyayı tabire ne hacet

Dedi, o bardaklar nedir?

Dedim, şimdi bardaklara inersek, rüyanın kıymetini düşürürüz..Sen asla bak Gelmiş ya O, evine, oturmuş ya sandalyene..Ne güzel

Sonra sordum ona;

Sen ne yaptın ki O en Sevgili teşrif etti evine?

Çünkü O, öyle kolay gelmez, illaki hoşuna gidecek bir amel, bir hayır, bir şey yapmış olmalısın..

Eğer bunlar yapılmıyorsa, sen O’na benzemiyorsan; yaşayışınla, sözlerinle, hareketlerinle, davayı sahiplenişinle…vs..

..devamını oku

SELAM OLSUN…

Salı, 23 Ocak 2007

SELAM OLSUN…

Selam olsun İbrahim’e..

Alevler içinde ama yanmayana..

Ateşlerin simyacısı,

Tatbikî ilmin öğreticisi,

O en büyük Muallim’e..

Alevler içinde asra tebessüm eden güllerce selam!..

Selam olsun İsmail’e..

Hakk emrine tevekkülle boyun büken..

O, her adımda şeytan taşlayana..

Her adımda daha bir güçlü,

Her taş da dağ gibi olan,

Ve Şeytana “red” cevabını asırlara taşıyana..

Rabbe teslim olmuş yüreklerce selam!..

Selam olsun Yûsuf’a..

Ay yüzlü gök sevdalı Hakk Eri’ne..

O iffet kahramanı;
..devamını oku

PERDE ARKASI

Pazar, 21 Ocak 2007

Kehf Suresini hepimiz biliriz.. Okunması çok faziletli olan bu Surenin bir bölümünde; Musa (AS) ile salih bir kulun (belki de Hızır) kıssası anlatılır.

Zikredilen üç olay vardır: Geminin yakılması, çocuğun öldürülmesi, yıkık duvarın tamiri.. (Geniş tafsilât için Türkçe meâle bakınız.) Musa(AS), Allah’ın Peygamberi, zikredilen salih kul ise, Allah’ın kendisine ilm-u ledün sırlarını açtığı bir zattır. Yaşanan her üç olayda da Hz. Musa O Zâta, hiç karışmayacağına dair söz verdiği halde itiraz eder. Çünkü her insan gibi O da, perde önünü görmektedir sadece… Diğeriyse, Allah’ın bildirmesiyle perde arkasına vâkıftır.Sonunda O salih zat, olayların iç yüzünü yâni perde arkasını açıklar ve ayrılırlar.

Kıssada görürüz ki; bize yanlış-kötü gibi gelen o olaylar, sadece perde önündekilerdir ve gerçekten kısa görüş ve şimdiki zaman mantığıyla bakılırsa hepsi de yanlıştır. Fakat açıklamalarıyla O zat, Allah’ın hikmet eliyle perdeyi kaldırdığında şaşırıyor; “Evet, demek ki böyleymiş..” “Iyi ki de böyleymiş..” diyoruz.

Kehf Suresindeki bu kıssadan alacağımız çok hikmetler, çok dersler var…
Olaylar karşısında ne kadar acı, sarsıcı olursa olsun dengeyi kaybetmemek…
Gözleri –gönlü de- uzunca bir bakışla ileriye yöneltip; “…Neylerse güzel eyler” teslimiyetiyle perdeyi aralamak…Yapamıyorsa da sabırla beklemek..
..devamını oku

Sen *SEN*den ayrı düşünce…

Pazar, 21 Ocak 2007

Dünyaya bak!..

Sonra daralt pencereyi; yasadigin ülkeye..

Ve sehrine…Sonra evine..

Daha daralt -ya da genislet kainat kadar -

Içine, SANA bak!..

Ne görüyorsun?..

Kesmekes, bin çesit huzursuzluk, gözyasi, izdirap..MI?..

Öyleyse düsün; Neden?..

Neyi kaybetti ki insan?..

Ve.. neyin sancisinda?..

Ya da neyi bulamiyor ki?..

O’nu mu?..

Cevaplar bin gizemli sir içinde..

Arala perdeleri.. Ötene, ötelere bak!..

Bil ki O;

Sana senden de yakin..

Sana en Sevgili..

En merhametli..

O, Sen biraksan da seni,

Seni asla birakmayandir..

Kulak versen mahlûkâta;

O akisa, O çagrisa, O yanisa….

Basin döner, mest olursun O’nu tesbihlerinden..

Yani?..
..devamını oku

Sayfa: « önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 sonraki »