Yürek Yangınları Anasayfa

‘Yazılarım’ Kategori Arşivi

Neden Aksa?

Çarşamba, 6 Şubat 2008

Hiç düşündünüz mü neden AKSA?

Mirac’ı hatırlayalım; Efendimiz aleyhisselam önce Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya –isra- sonra Mescid-i Aksa’dan da O’na yükseldi –mirac-..Geri dönüş de, yine Aksa’ya oldu..

Neden peki?

Kabe’den direk yükselemez miydi?

Neden Aksa?

O âna gidelim hep birlikte gelin;

Aksa’nın içinde Adem aleyhisselam’dan bu yana gelen tüm peygamberler.. Hepsi tıklım tıklım ordalar mescitte..Aksa’da toplanmışlar..

-Neden acaba?
Zaten efendimiz sallallahu aleyhi ve selem, yukarıda tek tek karşılaşacaktı onlarla..Peki neden indiler neden toplandılar ki Aksa’da?-

Cebrail aleyhisselam;

-Seni karşılamaya geldiler ya Muhammed diyor..

Bu çok önemli! İşte mes’eledeki derin sır !..

Tüm insanlığa bir mesaj var burada! Rabbâni bir mesaj;

Deniyor ki böylece;

Ey İnsanlar!
Hepinizin aslı birdir
Ayrılığa düşmeyin!
Birleşin!
Dağılmayın!

Ve tüm peygamberlerin Aksa’da toplanmalarından, oraya inişlerinden asıl gaye; Aslında Bayrak teslimidir!

Hz. Musa ve İsa da ordaydı halbuki.. Ama hayır!

Bayrak, tüm beşeriyetin gerçek mes’ulü ve tüm dünyayı ıslah için gelen, İnsanlığın tek önderi, son peygamber Resulullah Efendimiz’e teslim edildi..

- %20 si Müslüman dünyanın..
Ve 200 yıldır halimiz malumdur:((
Hiçbirşey yapmıyorlar Müslümanlar birbirleriyle didişmekten başka :(( Hep muhtaç, hep zelil, hep alan el konumundalar, konumundayız :(( -

Ayağa kalktı tüm peygamberler ve saf tuttular..2 Rekat namaz kılacaklar hep birlikte..

Ve dedi ki Cebrail aleyhisselam ;
..devamını oku

Madâ Vaktunnevm Ya Hatice!..

Perşembe, 10 Ocak 2008

İlk vahiyden sonra yollarda kutlu Nebi..O’nu anlatıyor hep.

Herkese..

En yakınından başlayarak en uzaklara..

"Qûlû Lailahe illallah ve tuflihû" Laiheillallah deyin kurtulun!

Sokaklarda, panayırlarda, çarşıda-pazarda her mekan ve imkanda O’nu anlatıyor..

Ve arkasında amcası Ebu Leheb var hep; Hakikate kör Ebu Leheb!

Halbuki ne kadar da seviyordu Muhammed’i..Akikasını bile O yapmıştı halbuki..

Hep arkasında ve O, O’na çağırdıkça, nura çağırdıkça haykırıyor Ebu Leheb;

"İnanmayın sakın O’na! O bir sihirbazdır! O bir mecnundur.
Ben amcasıyım O’nu herkesden daha iyi bilirim!"

Ve siyerin kaydettiği bin türlü eziyet..Kainatın sebebine yaratıldığı O en Sevgili’ye..

Ama hiç aldırmıyor O! Davasına kilitlenmiş..Aklı yüreği hep O’nunla meşgul..

Ve hiç uyumuyor..

Bir gün O’nu en en çok seveni Hadice yaklaşıyor yanına şefkatle ve;
..devamını oku

Sobele Kendini!

Pazartesi, 10 Aralık 2007

Hani bazen aklın-yüreğin yelken açar ya senden?..

Sende değilsen, O’nda hiç yoksundur ya hani?..

Farketmezsin ya hani çoğu kez, tâa uzaklara kaçtıklarını..

Ordasındır ama yoksundur. Varsındır ama yoksunsundur.

İşte o an sobele kendini!

Geri çağır uzaklardan seni.. Seni sana döndür.

Yoktan var edenin adıyla;

Lâilaheillâ ente subhânek innî kuntu minezzâlimîn

Geri çağır kendini!
………………………
………………………

Namazdasın şimdi de..

Vahy sağanağında söyleşmektesin O’nunla, O’ndasın..

Birden!..
..devamını oku

Anneler-Anne adayları aman dikkat!

Cuma, 16 Kasım 2007

Anneler-Anne adayları aman dikkat!

Geleceğimiz sizlerin ellerinde!..

Dünyaya gelmesine vesile olduğunuz her çocuk, geleceğin bir yapı taşı..
Her çocuk, geleceğe atılan bir tohum..
Her çocuk, geleceğe bir mektup!

Aman dikkat!

Hani bir söz var ya; “Her kadın çocuk doğurur, ama her kadın anne olamaz!”

Ne olur, tüm özel zevklerinizi iptal edin, çocuğunuzun yüreğinden tutun!..
Ne olur, tüm vakitlerinizi onlara hasredin, zaman tohum ekme zamanı..
“İstikbal bizim olacak1” diyorsan, yazdığın-yazacağın mektuba iyi bak ne olur..

Çok değil, en az 0-7 yaş arası..

İstersen hayatı iptal et özelinde ve mukaddes vazifeyi hakkıyla eda et!..

Bunu yapmazsan güneş asla doğmayacak bil! “Kutsal emaneti ne yaptınız?”sorulacak sana..

Ve sen mes’ul olacaksın, burada da, orda da..

..devamını oku

Bir gün BAYRAM olacak!..

Cuma, 12 Ekim 2007

Bayramlar, herşeye rağmen dimdik ayakta durmanın vakitleri..

Herşeye rağmen..

Bir zaman ben hayret ediyordum Filistinliler o hengamede neşe içinde düğünler yapıyor, oynuyor gülüyorlardı..

Diyordum bu nasıl iş?

Sonra yine bir yerde okudum;

"Bu tür zamanlar, bayram, düğün vb. toplanmanın, birlik olmanın, tazelenmenin zamanları..

Nefes alma zamanları..

Yoksa çok çabuk tükeneceğiz.."

Doğruydu evet..

Nefes almazsak boğulacağıza

Herşeye rağmen bayram..

"Bayramsa.." demeden..

İnadına gülümsüyorsak..

Hiç ümit kesmiyorsak. .

BAYRAM olacak..

İnşaAllaha

monaroza

Şu dua var ya..

Pazartesi, 8 Ekim 2007

Müminlerin annesi Hz.Aişe radıyallahu anha şöyle diyor :

"Ya Resullullah, Kadir Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim?"

Şöyle buyurdu:

"Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle."

(Ahmed, İbn-i Mace ve Tirmizî)

Duanın okunuşu:

Allahumme inneke ‘afuvvun kerîmun tuhibbul ‘afve fa’fu annii.

Bu çok önemli, şu son günlerde bu duaya devam edelim inşaAllah kardeşler..

Buradaki Afuv isminin Gafur isminden ayrılan bir özelliği var:

Han duada diyor ya " İnneke Afuvvun Tuhibbul afve"

Afuv isminin özelliği, tamamen siliyor herşeyi..

Yani en büyük günahları bile işlesen, çok günahkar da olsan eğer Kadir gecesine rastlarsan Afuv olan O, herşeyi siliyor ve ötede sana vereceği yeni hafızayla sana bile unutturuyor işlediğin günahı,

solda günahları yazan meleklere de unutturuyor,
bembeyaz bir sayfa sanki yeni doğdun!

İşte öyle oluyor..

Ama diğer isimler farklı mesela Ğafur, bunda unutturma yok, sadece hesaba çekilmiyor kişi..

Şöyle bir örnekle izah edebiliriz;
..devamını oku

Vermiyorsan ..Neden? Neden vermiyorsun..?

Perşembe, 20 Eylül 2007

ŞİMDİ İNFAK VAKTİ

İnsan denen muhteşem muammayı en iyi çözümleyen, kuşkusuz, Kur’an’dır… Kur’an insanın gizli şifrelerini, bastırılmış duygularını deşifre eder…

İnsanoğlunun ruh dünyasındaki gizemlilikleri çözmek vahiy eksenli bir yolculukla mümkündür…

İç dünyamızdaki negatif ve pozitif unsurlar, anlam kodları, deruni alemin haritası yani insanın saklı fotoğrafı Kur’an’a yüklenmiştir…

Doğru olan, insanı Kur’an’dan tanımaktır… İnsanın eşya ve mülk ile olan ilişkisini değerlendirirken, Kur’an şöyle buyuruyor:

‘‘Gerçekten insan, bencil ve hırslı olarak yaratıldı. Kendisine bir şer(kötülük) dokunduğu zaman feryadı basar. İyilik dokunduğunda ise pinti kesilir(cimrilik eder).’’

(Mearic 19-21)

İnsanın ‘‘sahip olma’’ güdüsündeki hırsına şu ayet-i kerime dikkatimizi çekiyor:

‘‘… İnsan pek cimridir.’’ (İsra 100)

Bir çok cürmün temelinde bu ‘‘cimrilik’’ vardır…

‘‘Sahip olma’’ güdüsü zamanla mülkün Sahibi’ni unutturuyor, ardı sıra sahip olma ve sömürü savaşları başlıyor…
..devamını oku

SİHİRLİ REÇETE - Evlerimizdeki CENNET

Salı, 18 Eylül 2007

Amr Halid anlatıyor:

“Bir gün bir arkadaşım dedi ki bana;

-Eşimi görmeye bile dayanamıyorum artık! Çok itici geliyor, yüzüne bile bakmak istemiyorum..

O’na dedim ki; -Bak sana sihirli bir reçete söyleyeceğim, uygula bunu, sonuç alacaksın inşaAllah..

-Yok dedi, artık hiçbirşey fayda etmez, bitti bu iş!

Israr ettim, razı oldu..İnanır mısınız 1 ay sonra geldiğinde gözleri parlıyordu;

“Haklıymışsın” dedi..”Kalplerimizi toplayan Rabbime şükürler olsun:)

Evet bu SİHİRLİ REÇETE yi uygulayalım inşaAllah..
Hiç değilse şu ramazan boyunca..

Sadece eşler arasında değil, tüm aile bireylerini kapsıyor, herkes için, bu formül..Anne-baba ve diğer aile üyeleriyle muamelede, gençler için de geçerli mesela..

Ne yazık ki;

Şu asırda adeta elimizden kayıyor tüm değerlerimiz..
Batının albenili tuzakları bir bir çeliyor can tanelerimizi..
Bir bir avlanıyor taptaze yürekler pusudaki avcılarca:(

“Elimizde bir tek aile kaldı” derken, o da gitti gidiyor malum :(

Bir şeyler yapmalıyız acilen..
Bu son kale de elden gitmeden bir şeyler yapmalıyız geç kalmadan..

İşte efendim, bu reçete bunun için hazırlanmış; Hedef Aile

İlk iş nedir? Aile içi alakaları pekiştirmek.
..devamını oku

Acele Edelim!..

Cuma, 14 Eylül 2007

Hani bilirsiniz; belli marka, belli fiat, belli kalite mal satan,müşterileri belli mağazalar vardır, bizde de tüm dünyada da..

Bazen buralarda indirim olur. Normalde hiç alamayacağı mallara, bu vesileyle sahip olma lüksünü yaşar insanlar..

Ve böyle zamanlarda tam bir izdiham yaşanır oralarda..

Herkes, kaliteyi ucuza almak için akın ederler mağazalara..
Çünkü indirim vakitleri, sayılı günlerdir..

Teşbihte hata olmasın, Ramazan da Rahmanî bir mağazadır.. İçerisi, bir eşi daha bulunmayan, nadide parçalardan oluşan, sonsuz armağanlarla tıklım tıklım dolu bir Rahmanî meşher..

Evet, bu sayılı günlerde , ihlasla yapılacak her amelin karşılığı; ebedî cennet hazineleridir..

Az bir çalışmayla, belkide bir ömürde ancak kazanıbilecek hazineler…Az iş, çok yüksek ücret..

Evet, Ramazanda her iyi iş, yüzle, binle, yüzbinle çarpılıyor, katlanıyor…

Okunacak kısa bir sürenin,
Varılacak secdelerin,
Birkaç kuruş sadakanın,
Bir kap yemeğin,
Bir bardak suyun
Yüreğin en içten sızılarıyla yapılan bir satır duanın,
Hatta içten bir tebessümün,

Karşılığı; ..devamını oku

İbrahim Amca’nın Hikayesi

Perşembe, 13 Eylül 2007

Bu yaşanmış gerçek bir hikaye..Mısırlı bir dava adamı olan doktor Saffet Hicazi’den dinledim bir Tv kanalında..Kendisi de, olayın kahramanından bizzat dinlemiş..a

İbrahim Amca bir Türk..Fransa’da yaşıyor ve mütevazı bir bakkal dükkanı var, daha doğrusu küçük bir marketi..

O’ndan alışveriş yapan bir sürü site sakini var dükkanının çevresinde..
Her milletten, her dinden, her renk ve ırktan pek çok insanlar..

Olayımızın kahramanı Cad, 7 yaşında bir Yahudi çocuğudur..

Cad, hergün gelir ve İbrahim Amca’dan alışveriş yapar, her gelişinde de sahibine hissettirmeden(!) bir çikolatayı cebine indiriverir..

Bu aylarca böyle devam eder..

Birgün yine gelir, alışveriş yapar ama her zaman yaptığı gibi çikolata almaz, çıkar..

İbrahim Amca, arkasından seslenir şefkatle;

“Caad, bugün çikolatanı almadın a” Ve uzatır ona her zaman Cad’ın aldığı çikolatayı..

Şaşırır çocuk ve; “Biliyor muydun?” der hayretle..

İbrahim Amca başını okşar Cad’ın ve; “Sakın bir daha çalma Cad, hırsızlık büyük bir suçtur..Başkasının hakkına tecavüzdür! Buraya geldiğinde yine al çikolatanı, ama benden hediye olaraka der şefkatle..

Bundan sonra Cad ile arkadaş hatta dost olurlar..İbrahim Amca 50 yaşında, Cad ise 7 yaşında bir çocuktur..Aradan yıllar geçer..Ne zaman Cad’ın bir sıkıntısı olsa, doğru İbrahim Amca’sına koşar Cad.. O’nun şefkatli sinesine sığınır; Ailesiyle, arkadaşlarıyla vb. tüm sorunlarını anlatır bu dostuna ve nasihatlarini, çözümlerini hayranlıkla dinler, uygular..

Ne zaman sıkıntıyla İbrahim Amca’sına koşsa Cad, İbrahim Amcası çekmecesinden bir kitap çıkarır ve Cad’a vererek; “Hadi aç bir yeri” der, sonra Cad’ın açtığı yeri okur, Cad’a anlatır ve sorununu böylece çözümlerler birlikte..Hayrettir ki, her defasında da teşhis ve çözümler doğrudur!..

Böylelikle tam 17 yıl geçer; Cad 24 yaşında koca bir genç delikanlı, İbrahim Amca da ötelere yürüyen bir fani..Ama dostlukları hep bu minval üzeri devam etmiştir..

Bir gün emr-i Hakk vaki olur ve İbrahim Amca, Hakk’ın rahmetine kavuşur..Ölmeden önce çocuklarına bir vasiyeti vardır İbrahim Amca’nın; İçerideki küçük Sandık olduğu gibi hiç açılmadan Cad’a verilecektir..

Cad, bu en büyük dostunun ölümüyle yıkılır..Çok ağlar, çok yanar..Artık elinden yüreğinden tutan, sorunlarına çözümler bulan, sırdaşı-dert ortağı yoktur..
..devamını oku

Sayfa: « önceki 1 2 3 4 5 6 sonraki »