Yürek Yangınları Anasayfa

Ağustos, 2007 Arşivi

Gel GÖNÜLden konuşalım..

Cuma, 31 Ağustos 2007

Gönül evi dostundur. Dostun evi gönüllerdir. Gel dost ile kalalım.
Gönül evi sonsuzdur. Dost aşkına sevelim. Dost aşkına yanalım.

Aşk gönül işidir. Gönüller bu yüzden aşkı iş edinir. Gel aşkı iş edinelim.
Aşksızlık gönüllerin ecelidir.Aşkla yanalım ikimiz.
Aşıklar yanar bilirsin. Aşkta dirilelim ikimiz. Aşıklar ölmez bilirsin.

Gel gönülden kavuşalım!
Gel gönülden konuşalım!

“Gel, gel aramıza katıl;
biz Hakk’a gönül vermiş aşk insanlarıyız!
Gel bize katıl da sevgi kapısından içeriye giriver,
Giriver ve evimizde bizimle beraber otur…
Gel birbirimizle içten konuşalım,
Kulaklardan, gözlerden gizli konuşalım…
Güller gibi dudaksız ve sessiz görüşelim,
Tıpkı düşünce gibi dudaksız, dilsiz görüşelim…
Mademki hepimiz biriz,
Birbirimize dilsiz, dudaksız gönülden seslenelim…
Madem ki ellerimiz kenetli,
Gel bu halden bahisler açalım.
El ayak gönül hareketlerini daha iyi anlar,
Öyle ise gel dilimizi tutalım,
Titreyen gönüllerimizle buluşalım”

(Hz. Mevlana)

Gel gönülden konuşalım!

Dostun nazargahı olan gönülden. O gönül ki; dost onu sevdi, onu beğendi, onu yer bildi. Ona aşkı, ona sevgiyi öğretti. Aşkı bir gök gibi yaydı gönüllere. İşte, oradan sesleniyorum sana…

Gel gönülden konuşalım!

Sözlerin iflas ettiği yerden buluşalım.
Sükuta boyansın her yer. Sükut boyasın her yeri.
Yürekten selamlaşalım.
Kapat gözlerini. Gözlerin kendiliğinden kapansın.
Kalbinden kalbime, kalbimden kalbine yollar açalım.

Göz göze gelsin gönüllerimiz.
Bütün azalarımız dil olsun.
Sonra vedalaşsın birbirleriyle azalarımızla vedalaşalım.
..devamını oku

BU GECE secde edenlere müjdeler olsun..

Pazartesi, 27 Ağustos 2007

“Bu gece rükûya varanlara müjdeler olsun!”
“Bu gece secde edenlere müjdeler olsun!”
“Bu gece Allah’ı zikredenlere müjdeler olsun!”
“Bu gece O’ndan dua ve niyazla isteyenlere müjdeler olsun!”
“Bu gece Haşyetullahtan ağlayanlara müjdeler olsun!”
“Bu gece Hayırlı amel işleyenlere müjdeler olsun!”
“Bu gece Kur’an okuyanlara müjdeler olsun!”

Evet bu gece, o sene olacak tüm hadiselerin tayin edilip, hükme bağlandığı, Allahu Teâlanın mağfiretinin bol olduğu,

“İsteyene istenilenin verildiği” müstesna gecelerden biridir..

Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, kaldırılan ellerin boş
çevrilmeyeceği böyle mübarek bir geceye bizi erdiren Allah’ımıza hamd-ü senalar olsun..

Dileriz kıymetini bilelim..
Dileriz boş dönenlerden olmayalım..

..devamını oku

Dokun Yüreğime..

Pazar, 26 Ağustos 2007

Baki’ye müteveccih herşey baki olur..

Pazar, 26 Ağustos 2007

Ölmeyen bir sevgiliye âşık ol..

Cumartesi, 18 Ağustos 2007

Sen kamışsın, ucunu kesmezsen küt diye kalır.

Nefis yongasını da atacaksın ki o zaman;

“Ben o kudsi ruhun elindeki kamışım.İmzamı ha atmışım ha atmamışım.” NFK

Kendi nefsini sıfırlayacaksın ki; O sende ne melodiler çıkaracak, ne melodiler çıkaracak.

Allah’a bir ney olmamız lâzım. Allah’ın mânâsı bizden nasıl yansıyacak?Ama biz nefsimizi kütük gibi kendimizden yok etmediğimiz takdirde manâ çıkmıyor.

Allah da böyle diyor: Sen kendini sıfırla ki ben sana ikram edeyim.

Ama sen, “Bende var,sağol” diyorsun oldu mu?

Nasıl ikram etsin ki sana?

Kerem sahibi karşı tarafta bir fakirlik görecek ki sana ikram etsin.
Hiç acz ve fakrını belli etmiyor. Sen,ona ne hediye etmek isteyebilirsin ki?

Adam zaten her tarafı altınlarla kaplanmış, hiç aczini belli etmiyor.

Kemal Ayyıldız

Hazret-i Musa aleyhisselam Tur’daki duasinda der ki :

- Rabb’im, sen kullarindan ne zaman razi olursun bildir de, ben de kullarina bildireyim. Onlar da senin razi olacagin sekilde dusuncelerini duzeltsinler.

Soyle buyurur Rabb’imiz :

- Kullarim benden ne zaman razi olurlarsa, ben de onlardan o zaman razi olurum!..

DERTLİ BİRİ, ağlayıp inlemekteydi. Oradan geçmekte olan Şiblî, adamın halini görüp ağlayışının sebebini sordu. Adam dedi ki:
..devamını oku

Cuma, Şaban-ı Şerif, ahir ve akibet hayrola efendim..

Cuma, 17 Ağustos 2007

Malum Saban Ayindayiz..Ramazana cok az kaldi..

Saban ayi efendimizin “Saban sehri” “Saban benim ayimdir” dedigi ay..

Bu ayda cok salavat getirmeliyiz..insaAllah unutmayalim..

Ayrica Efendimizin bu ayda cok oruc tuttugu bilinir..

Yine bir hadiste belirtildigi gibi:

“ Saban ayinda insanlar cok gaflete dalarlarmis”

Bu yuzden ibadetleri: orucu, Kur’an okumayi, zikri, secdeleri, salih amelleri,sadakayi arttirmak gerek..

Ramazan gelmeden herkes temizlik yapar, yiyecek oteberi alir hazirlanir ya..

Iste bizler de insaAllah YUREKLERIMIZI hazirlayalim ramazana..

Oyle ki icinde kin, nefret kalmasin..Dargin olduklarimiz varsa, biz hakli bile olsak Allah rizasi icin barisalim..Tertemiz girelim insaAllah ramazan ayina..

Ayrica cok onemli bir husus:

Bu 3 aylarda -haram aylar- ve dahi ramazanda amellerin katlandigini unutmayalim!

Nasil bir iyilige yuz, bin, milyon sevap varsa ihlasa gore..Iste, yapilacak kotuluklere de kat kat misliyle ceza verilecek..

Rabbim bizleri nefs ve seytanin hilelerinden koru!..

Daim mustakim kil..Amin

Ah minel Aşk

Pazartesi, 13 Ağustos 2007

Bir gece sohbet ederlerken kapı vurulmuş, dışarıdan kalabalık bir güruh;

”Şeeeems dışarı çıııııkkk!” diye bağırmıştı.

Mevlana yaklaşan acı kaderi sezmişçesine:

”Çıkma” diye yalvardı.

Zat boyutundan, Hikmetten öte Kudretten bakan Şems gülümsedi:

”Telaşlanma, verdiğimiz sözü tutma vakti gelmiştir” diyerek kapıya yöneldi.

Mevlana: "Ne sözü, nereye, niyeee?" diye yapıştı ellerine…

Şems, yıllardır sakladığı sırrı söyledi:

"Şam’da Rabbime yalvarmış, aşkımı seyredeceğim bir ayna istemiştim. Rabbim seni verdi, sende seyrettim…"

İyi işte, seyre devam edelim, dedi Mevlana.

Şems; ”Rabbim de bana demişti ki, o aynayı verirsem ne bağışlarsın?

Tereddütsüz şöyle demiştim; Başımı veririm!…”

Şems dışarı çıktı. Sadece bir “Allaaaah” nidası duyuldu.

Ay ışığında yerde üç beş damla kan seçiliyor, ama ne baş, ne ceset, ne de katiller gözükmüyordu!…

Aşkları sır olmuştu.

Mevlana’yı sahiplenenler, Onu paylaşmak istemeyenler şehit etmişti Şems’i.

Aşkın doğasıydı en yakın çevrenin tahammülsüzlüğü!…

Aşkın doğasıydı Firkat!..

Mehmed Doğramacı

"Allah, gönlü kırıklarla beraberdir."

Hadîs-i şerîfte buyurulur:

"Mûsâ -aleyhisselâm- Cenâb-ı Hakk’a bir ilticâsında:

"- Yâ Rab! Seni nerede arayayım?" dedi.

Allâh Teâlâ buyurdu ki:

"- Beni, kalbi kırıkların yanında ara."

(Ebû Nuaym, Hilye, II, 364)

Bir sûfi Bağdat pazarını gezerken bir ses duydu.

Bir satıcı; “ Bir hayli malim var, çok ucuza satıyorum,alan yok mu?” diye bağırıyordu.

Sûfi satıcının yanına yaklaştı ve:

“Ucuza satıyorum diyorsun, hiç’e de verir misin?” diye sordu.

Satıcı: “ Git başımdan be adam! Sen deli misin ki? Kim HİÇe karşılık başkasına bir şey verir?”

Sûfi: “Allah veriyor” dedi.

“Üstelik HİÇe karşılık her şeyi veriyor, istersen daha da fazlasını ihsan ediyor.”

Vav Harfi

Pazar, 12 Ağustos 2007

Vav!

İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..

Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler.

Ebced hesabında 6 rakamına dektir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir.

Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

a
Meşhur VAV Harfi

• Ulu Cami’nin her duvarında VAV harfleri yazılıdır. Ancak en meşhur ve en güzel VAV harfi budur.

• Halk arasında Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayeti yaygındır.

• Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. sembolize eder.

• Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini ifade eder.

VAV HARFİ İLE BAŞLAYAN KELİMELERE DİKKAT EDİNİZ. SORUMLULUK GEREKTİREN İŞLERDİR:

VALİ, VEZİR, VELİ, VEKİL, VARİS, VASİ, VALİDE, VAAD ETMEK VB…

“Bursa Ulu Camii gezerken rehber duvarda asılı hatlardan yedi vav’ın sırrını şuna benzer manada anlatmıştı.
..devamını oku

Kandil mübarektir, Allah müslümanları da mübarek etsin!..

Çarşamba, 8 Ağustos 2007

Evvela “Kandiller nedir?”

Kandiller, Allah’ın umumi affının ilanıdır..

“Tevbe edin, sizi affedeyim”

-Neye tövbe edelim?

Kandil Gecesi her müslüman bir odaya çekilmeli, bir kağıt ve kalem almalı..

Kağıdı ortadan ikiye bölmeli, bir tarafına:

`Bilmediğim dini konular” diğer tarafına ise; “İşlediğim günahlar” diye yazmalı..

Bilmediğim dini konular kısmına, İslam adına ne bilmiyorsa, hepsini sıralamalı..

Mesela:

“Kur’an okumasını bilmiyorum”
Kur’an okumasını biliyor, tecvid bilmiyorsa onu da yazmalı..

Sonra devam etmeli: ..devamını oku

Hani Rabbim..

Perşembe, 2 Ağustos 2007

Hani Rabbim, bir anne nasıl korur-kollar evlatlarını, onlar istemeden ulaştırır ihtiyaçlarını..
Bilir neye ihtiyaçları olduğunu..Hep hazır ve nazırdır hani..Hep verir, hiç düşünmez canını..

Hani Rabbim, yavrusunun canı acısa canı yanar annenin..

Hasta olsa yavrusu, kalkmaz eli-kolu, hüznünden kalbi acır hani?..

Ey Annelerin kalbine, onları “anne yapan” merhameti, sevgiyi koyan Rabbim!

Onlar, okyanusundan bir zerre ile böyle iseler..Sen nasılsın kimbilir?

Bu duyguyla, gözyaşlarımla kapındayım Rabbim..Geri öevirme sana müştak yüreğimi, kabul eyle dileğimi..

Ya Rahman! Ya Vedud! Ya Rahim..Ya Latif..

Tut yüreğimi, bırakma beni..

monaroza

Sayfa: 1 2 sonraki »